tekhne - scientia - praksis - gnosis - relatio
            claritas - unitas - integritas - consonantia

cogitate incognitum

düşünülmeyeni düşün

ENGLISH

Dr.  M. Atilla Öner

Özgeçmiş

Tartışma Listeleri

Makaleler

Bildiriler

Yönetilen Tezler

Yazılar ve Raporlar

 

< ANA SAYFA

 

< GERİ

 

Aralık 1998

YATIRIM PLANI NASIL YAPILIR?

Hülya Saydamer Öner

 
 

Her çalışmada olduğu gibi ‘PLANLAMA’, tasarruflarınızı değerlendirmeden önce yapmanız gereken en önemli bir iştir. Evinizi dekore ederken veya giysilerinizdeki seçiminiz kişiliğinizi nasıl yansıtıyorsa, yatırımı planlayarak bir strateji belirlemek de o yatırım kompozisyonuna kişiliğinizi yansıtığınızı gösterir.

 Öncelikle yatırım amaçlı kullanabileceğiniz tasarruflarınızı nasıl yönlendireceğiniz üzerinde yoğun vakit harcamalısınız. Bir yatırım danışmanından “yatırım planınızın yapılması” için yardım alabilirsiniz. Bir yatırım planının üç ana başlığı vardır: 

1. Yatırım Amaçları

2. Yatırım Vadesi

3. Risk Toleransınız               

Yatırım Amaçları

Amacınıza bağlı olarak yatırım portföy kompozisyonunun değişeceğini doğal karşılayacağınızdan eminim. Cari gelir yerine birikim hedeflendiği takdirde portföydeki hisse senedi oranı artmalıdır.

Yatırım Vadesi

Kısa süreli bir yatırım hedeflediğiniz takdirde, sabit getirili enstrümanların seçilmesi uygun olur. Süre uzadıkça hisse senedi oranı artmalıdır. Örneğin, beş yaşındaki çocuğunuzun üniversite öğreniminin finansmanı, en az 10 yıl sonrasını gündeme getirdiği için hisse senedi oranı yüksek olabilir. Yaşınız ilerledikçe sabit getirili enstrümanların portföydeki oranı artmalıdır.  Uzun vadeli servet birikimi hedeflendiği takdirde portföydeki hisse senetlerinin oranı yükselebilir.

Risk Toleransınız

Yaptığınız yatırımın kompozisyonu sizi psikolojik olarak kaygılandırmamalı, içinizde şüphe yaratmamalıdır. Hisse senedi fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar sonucu portföyünüzün değerinin çok kısa sürede %40a varan oranda düşmesi mümkündür. Bu tür dalgalanmalar huzurunuzu kaçıracaksa, portföyünüzdeki hisse senetlerinin payı düşük olmalıdır.  Riski sevenlerin portföylerinde hisse senedi oranı, riskten hoşlanmayanların portföyünde ise sabit getirili enstrümanların oranı yüksek olmalıdır.

Yatırım Enstrümanları

Sabit getirili enstrümanlar arasında devlet tahvili ve bonosu, özel sektör tahvili ve bonosunu sayabiliriz. Normal koşullarda özel sektör bono ve tahvillerinin faizleri, devlet bono ve tahvillerinden yüksektir. Ülkemizde ise, siyasi riskin yüksekliği nedeniyle tersi durum söz konusu olabiliyor... Hisse senetlerinde de değişik seçenekler vardır: Yabancı şirketlerin hisseleri, yerli şirketlerin hisseleri; yerleşik büyük şirketlerin hisseleri veya yeni/küçük şirketlerin hisseleri.

Bir Plan Önerisi ve Örneği

Kredi kartlarınızın bakiyelerini geciktirmeden tam olarak ödedikten sonra geriye kalan tasarrufunuzdan önce “üç aylık sabit giderlerinizi karşılayacak miktarı” kadar ABD doları almanızı öneriyorum. Giderlerinizde artış oldukça, “ABD $ ön yatırımınızı” artırmayı sakın ihmal etmeyin.

Geriye kalan tüm tasarrufunuzla önce sabit getirili enstrümanlardan oluşan bir portföy oluşturmalısınız. Daha sonra Tablo 1’de verilen portföylerden birini seçip ilginizi çeken sektörlerdeki firmaların hisselerini almaya başlayabilirsiniz. Tablo 1’deki, örneğin, “Tutucu Portföy”, % 20 nakit, % 45 bono/tahvil, % 35 hisse senedinden oluşabilirken, “Risksever Portföy”de % 5 nakit, % 25 bono/tahvil ve % 70 hisse senedi bulunabilir.

                        Tablo 1: Genel Portföy Tanımları

Yatırım Enstrüman Tipi

Risksever Portföy

Dengeli Portföy

Tutucu Portföy

Nakit

%   1 – 10         5

%   5 – 15       10

% 10 – 30         20

Bono/Tahvil

% 15 – 35       25

% 35 – 55       40

% 35 – 55         45

Hisse Senedi

% 55 – 85       70

% 40 – 60       50

% 25 – 45         35

Yatırım planınızı yaptıktan sonra bu plana sadık kalarak portföyünüzü büyütmeniz çok önemlidir. Günlük veya haftalık dalgalanmalardan etkilenmemeye gayret göstermelisiniz. Ekonomik ve siyasi gelişmeleri, günlük gazete ve dergilerden takip etmeli ancak kısa vadeli önerilere uyarak portföyünüzün kompozisyonunu değiştirmemelisiniz.