Kültürel yenilenme,
kültürü korumaktan daha zor. Mevcut olandan farklı bir unsuru
mevcut kültürün parçası yapmak çok zor olduğundan yeni koşullara
ve vatandaşların beklentilerine cevap verecek bir yaklaşım
bulunmalı. Mevcut ideolojileri, sembolleri, gelenekleri
değiştirmek gerekiyor. Geçmişin getirdiği yükten kurtulmak kolay
değil.
Yeniliğin özündeki
ikilem, yıkmak ve yaratmak. Değişimin kayıplara ve kazançlara yol
açmasını beklemek doğal. Kayıplar kazançlardan daha kesin.
Kazançların kayıplardan daha fazla olacağı konusunda vatandaşların
ikna edilmesi gerekiyor.
Değişim ile neyi
kastettiğimizi tanımlamalıyız. Kültür dinamik bir olgu olduğu için
yavaş değişim hep söz konusu.. Kültürel değişim ile planlanmış,
kapsamlı ve daha yoğun/şiddetli değişimi kastediyoruz. Geçmişle
bağın kopması gerekiyor. Kültürel süreklilik kesintiye uğramalı...
Bu da dengesizliğe yol açan bir süreç.
Ekonomideki kayıp,
kaçak ve soygunların azaltılması yetmez. 2 – 3 yıl mali disiplin
sağlanması yetmez. Kültürel kumaşın yeniden dokunması gerekir.
İnsanların davranışlarında gerçek değişimler gerekir. İnsanlar
yeni hedefler peşinde koşmalı, yeni rol modeller seçmeli,
zamanlarını farklı şekilde kullanmaya başlamalı. Farklı sorular
sormalı.
Kültürel değişim,
kültürün çok sayıdaki boyutunda değişim gerektirir. Yeni
değerleri, normları ve beklentileri ortaya çıkarmalı. Doğal olarak
böyle orkestre edilmiş yaygın değişim kolay gerçekleşmez.
Kültürel değişim
üç şekilde olabilir:
1. Tüm
toplumun kültürünü hızla değiştirecek kapsamlı ve devrimci çabalar
2.
Bazı
alt kültürlerin değişmesine odaklı çabalar
3. Tüm
toplumun kapsamlı bir şekilde yeniden yapılanmasına yolaçan daha
yavaş ve adım adım çabalar.
Değişim süreçleri
dört boyutta tanımlanabilir:
1. Yaygınlık:
Hangi alanlar etkileniyor? Toplumun ne kadarı etkileniyor?
Bireyler hangi sıklıkta değişimin gerektirdiği farklı davranışları
göstermek zorunda?
2. Şiddet/yoğunluk:
Eski anlayış ve davranışlar ile yenileri arasındaki mesafe? Çok mu
fark var? Arzu edile yeni kültür ile eski kültürün unsurları
birbirlerine çok mu uzak? Çok mu uyumsuz? Mevcut kültürün hangi
unsurları parçalanmalı veya ortadan kaldırılmalı? Statüko ne kadar
etkilenecek? Zaman, statü, güç ve diğer kaynakların dağılımı nasıl
etkilenecek?
3. Yenilik
düzeyi: Arzulanan kültürün gerektirdiği fikir ve davranışlar ne
kadar yeni? Bazı grupların kullandıkları, yeni kültüre yakın mı?
Ülkede yeni kültüre yakın gruplar var mı?Yeni ideoloji ve değer
ağları kurmak gerekebilir.
4.
Değişimin süresi: Değişim çabası ne kadar sürmeli? Değişim ne
kadar kalıcı olacak? Bazı radikal değişimler yıllarca sürebilirken
bazıları daha kısa sürebilir. Bazı değişimlerin etkisi sürekli
olmayabilir.
Yoğunluk ve yenilik düzeyi geçmişle kopuşun şiddetini
belirleyecek. Üçüncü tip kültür değişimi, en az kesintisiz olanı.
Kültürel kopma sayısı daha fazla, ama çoğu düşük şiddette. Bu daha
yaygın değişimi içeriyor. Tüm vatandaşları kapsar ve içerir.
Kültürel değişim,
özel problem, fırsat ve çevre koşullarında değişim ile zamanlanır.
Tüm vatandaşları ikna etmek gerekir. Dramatize edilmesi
gerekebilir. İşbirliği ve destek gerektirir. Kötü haberlerin
abartılması yararlı olabilir. Ancak, dikkat ve
iyimserlik birlikte kullanılmalı... Kullanılacak kaldıraçlar iyi
anlaşılmalı ve kullanılmalı... Zaten olacak değişim iyi kanalize
edilirse başarı gelir. Tutarlılık ve ısrar, güven ve iyimserliğin
yayılması için çok önemli.
Değişime direncin
değişik boyutları anlaşılmalı. Bir çok unsuru değiştirirken
süreklilik sağlamaya çalışılmalı... Değişim süresince
sahiplenilecek ve değişmeyecek prensipler tanımlanmalı ve
anlatılmalı: ademî-merkeziyetçilik, otonom yönetim, vatandaşın
refahı, artan koordinasyon toplantı sayısı.. İdeolojiler ve
birikmiş kültürel şekiller değişimin konusu olmalı. Varsayımlar ve
çekirdek değerlerin değişmesi için değişim çabaları insanların
deneyimlerine ve bu deneyimlerden öğrendiklerine odaklanmalı.
İlk kabul ve
heyecanın kaybolmaması sağlanmalı... Değişim sürecinin tüm
adımları, “dikkate almama”, “vazgeçme” ve “geriye dönüş” riskleri
taşır. Değişim kararı alındıktan sonra gerçekleştirilecek uygulama
ile kurumsallaştırma başarılmalı. Ülkenin günlük rutin ve
kültürünün içine değişimin ısrarlı bir şekilde katılması çok
önemli. Kültürel değişimin yayılması çabaları dikkatle
yönetilmeli. Bürokrat ve memurların eğitimi için 2007 bütçesinde
ne kadar ayrıldı?
Eski kültürün
kalıntılarını görmek söz konusu olabilir. Üzerine gidilmeli...
Kültürel değişimin başarısı için şekiller ve semboller
değiştirilmeli. Takvim, telefon, toplantı (Derviş’in sabah
07:00deki toplantıları!) zaman kullanımı farklılaşmalı.. Toplantı
yerleri, saati ve kimlerin katıldığı değişmeli... Değişimin önemli
unsurları hakkında daha fazla zaman harcandığı gösterilmeli. Eski
metaforların yerine yeni metaforlar kullanılmalı... Basın eskiyi
kullanmakta ısrarcı olabilir. Yeni mitler/efsaneler yaratılmalı.
Eski unsurlarla yeni mesajlar verilebilir. Eski törenler yeni
değerleri içerecek şekilde değiştirilmeli... Sosyalleşmede
yeniliklere ihtiyaç duyulur. Yeni eğitim programları devreye
girmeli. Daha da özele inmiş hamleler gerekir.
Yeni vizyonun
takibini kolaylaştırack liderliğe ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı,
başbakan, bakan, milletvekili, müsteşar, parti liderleri, şirket
sahipleri ve yöneticilerinin, valilerin, emniyet müdürlerinin,
milli eğitim müdürlerinin, rektörlerin, okul müdürlerinin
davranışlarında, kendine güvenen, değişime inanmış, baskın
kişilikli, drama ve nezaket ile yeni vizyonu ifade kapasitesine
sahip lider özelliklerini görebilirsek değişimi başarıyla
yönetebiliriz.