tekhne - scientia - praksis - gnosis - relatio
            claritas - unitas - integritas - consonantia

cogitate incognitum

düşünülmeyeni düşün

ENGLISH

Dr.  M. Atilla Öner

Özgeçmiş

Tartışma Listeleri

Makaleler

Bildiriler

Yönetilen Tezler

Yazılar ve Raporlar

 

< ANA SAYFA

 

< GERİ

 

Ocak 2007

KALICI TOPLUMSAL DEĞİŞİM ÜZERİNE

 
 

Kültürel yenilenme, kültürü korumaktan daha zor. Mevcut olandan farklı bir unsuru mevcut kültürün parçası yapmak çok zor olduğundan yeni koşullara ve vatandaşların beklentilerine cevap verecek bir yaklaşım bulunmalı. Mevcut ideolojileri, sembolleri, gelenekleri değiştirmek gerekiyor. Geçmişin getirdiği yükten kurtulmak kolay değil.

Yeniliğin özündeki ikilem, yıkmak ve yaratmak. Değişimin kayıplara ve kazançlara yol açmasını beklemek doğal. Kayıplar kazançlardan daha kesin. Kazançların kayıplardan daha fazla olacağı konusunda vatandaşların ikna edilmesi gerekiyor.

Değişim ile neyi kastettiğimizi tanımlamalıyız. Kültür dinamik bir olgu olduğu için yavaş değişim hep söz konusu.. Kültürel değişim ile planlanmış, kapsamlı ve daha yoğun/şiddetli değişimi kastediyoruz. Geçmişle bağın kopması gerekiyor. Kültürel süreklilik kesintiye uğramalı... Bu da dengesizliğe yol açan bir süreç.

Ekonomideki kayıp, kaçak ve soygunların azaltılması yetmez. 2 – 3 yıl mali disiplin sağlanması yetmez. Kültürel kumaşın yeniden dokunması gerekir. İnsanların davranışlarında gerçek değişimler gerekir. İnsanlar yeni hedefler peşinde koşmalı, yeni rol modeller seçmeli, zamanlarını farklı şekilde kullanmaya başlamalı. Farklı sorular sormalı.

Kültürel değişim, kültürün çok sayıdaki boyutunda değişim gerektirir. Yeni değerleri, normları ve beklentileri ortaya çıkarmalı. Doğal olarak böyle orkestre edilmiş yaygın değişim kolay gerçekleşmez.

Kültürel değişim üç şekilde olabilir:

1.       Tüm toplumun kültürünü hızla değiştirecek kapsamlı ve devrimci çabalar

2.        Bazı alt kültürlerin değişmesine odaklı çabalar

3.       Tüm toplumun kapsamlı bir şekilde yeniden yapılanmasına yolaçan daha yavaş ve adım adım çabalar.

Değişim süreçleri dört boyutta tanımlanabilir:

1.       Yaygınlık: Hangi alanlar etkileniyor? Toplumun ne kadarı etkileniyor? Bireyler hangi sıklıkta değişimin gerektirdiği farklı davranışları göstermek zorunda?

2.       Şiddet/yoğunluk: Eski anlayış ve davranışlar ile yenileri arasındaki mesafe? Çok mu fark var? Arzu edile yeni kültür ile eski kültürün unsurları birbirlerine çok mu uzak? Çok mu uyumsuz? Mevcut kültürün hangi unsurları parçalanmalı veya ortadan kaldırılmalı? Statüko ne kadar etkilenecek? Zaman, statü, güç ve diğer kaynakların dağılımı nasıl etkilenecek?

3.       Yenilik düzeyi: Arzulanan kültürün gerektirdiği fikir ve davranışlar ne kadar yeni? Bazı grupların kullandıkları, yeni kültüre yakın mı? Ülkede yeni kültüre yakın gruplar var mı?Yeni ideoloji ve değer ağları kurmak gerekebilir.

4.      Değişimin süresi: Değişim çabası ne kadar sürmeli? Değişim ne kadar kalıcı olacak? Bazı radikal değişimler yıllarca sürebilirken bazıları daha kısa sürebilir. Bazı değişimlerin etkisi sürekli olmayabilir.

                Yoğunluk ve yenilik düzeyi geçmişle kopuşun şiddetini belirleyecek. Üçüncü tip kültür değişimi, en az kesintisiz olanı. Kültürel kopma sayısı daha fazla, ama çoğu düşük şiddette. Bu daha yaygın değişimi içeriyor. Tüm vatandaşları kapsar ve içerir.

Kültürel değişim, özel problem, fırsat ve çevre koşullarında değişim ile zamanlanır. Tüm vatandaşları ikna etmek gerekir. Dramatize edilmesi gerekebilir. İşbirliği ve destek gerektirir. Kötü haberlerin abartılması yararlı olabilir. Ancak, dikkat ve iyimserlik birlikte kullanılmalı... Kullanılacak kaldıraçlar iyi anlaşılmalı ve kullanılmalı... Zaten olacak değişim iyi kanalize edilirse başarı gelir. Tutarlılık ve ısrar, güven ve iyimserliğin yayılması için çok önemli.

Değişime direncin değişik boyutları anlaşılmalı. Bir çok unsuru değiştirirken süreklilik sağlamaya çalışılmalı... Değişim süresince sahiplenilecek ve değişmeyecek prensipler tanımlanmalı ve anlatılmalı: ademî-merkeziyetçilik, otonom yönetim, vatandaşın refahı, artan koordinasyon toplantı sayısı.. İdeolojiler ve birikmiş kültürel şekiller değişimin konusu olmalı. Varsayımlar ve çekirdek değerlerin değişmesi için değişim çabaları insanların deneyimlerine ve bu deneyimlerden öğrendiklerine odaklanmalı.

İlk kabul ve heyecanın kaybolmaması sağlanmalı... Değişim sürecinin tüm adımları, “dikkate almama”, “vazgeçme” ve “geriye dönüş” riskleri taşır. Değişim kararı alındıktan sonra gerçekleştirilecek uygulama ile kurumsallaştırma başarılmalı. Ülkenin günlük rutin ve kültürünün içine değişimin ısrarlı bir şekilde katılması çok önemli. Kültürel değişimin yayılması çabaları dikkatle yönetilmeli. Bürokrat ve memurların eğitimi için 2007 bütçesinde ne kadar ayrıldı?

Eski kültürün kalıntılarını görmek söz konusu olabilir. Üzerine gidilmeli... Kültürel değişimin başarısı için şekiller ve semboller değiştirilmeli. Takvim, telefon, toplantı (Derviş’in sabah 07:00deki toplantıları!) zaman kullanımı farklılaşmalı.. Toplantı yerleri, saati ve kimlerin katıldığı değişmeli... Değişimin önemli unsurları hakkında daha fazla zaman harcandığı gösterilmeli. Eski metaforların yerine yeni metaforlar kullanılmalı... Basın eskiyi kullanmakta ısrarcı olabilir. Yeni mitler/efsaneler yaratılmalı. Eski unsurlarla yeni mesajlar verilebilir. Eski törenler yeni değerleri içerecek şekilde değiştirilmeli... Sosyalleşmede yeniliklere ihtiyaç duyulur. Yeni eğitim programları devreye girmeli. Daha da özele inmiş hamleler gerekir.

Yeni vizyonun takibini kolaylaştırack liderliğe ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, müsteşar, parti liderleri, şirket sahipleri ve yöneticilerinin, valilerin, emniyet müdürlerinin, milli eğitim müdürlerinin, rektörlerin, okul müdürlerinin davranışlarında, kendine güvenen, değişime inanmış, baskın kişilikli, drama ve nezaket ile yeni vizyonu ifade kapasitesine sahip lider özelliklerini görebilirsek değişimi başarıyla yönetebiliriz.